Bitlis Camileri

  ULU CAMİİ

Bitlis şehir merkezinde, Bitlis deresi kıyısında bulunan Ulu Camii, kufi yazılı kitabesinden öğrenildiğine göre; 1153 yılında Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’e bağlı Mervanoğullarından Ebul Muzaffer Muhammed tarafından yaptırılmıştır. Cami birçok kez onarım geçirmiştir.
   Bitlis Ulu Camii yeni ilaveleri ile birlikte U şeklinde plan göstermektedir. İbadet mekânı 19.80X13.80 m. ölçüsündedir. Mihrap duvarına paralel dörder payenin oluşturduğu üç sahından ve beş bölümden oluşmaktadır. Buradaki payeler sivri kemerlerle birbirlerine bağlanmıştır. Sahınları birbirlerindem ayıran mihrap önündeki kubbeyi taşıyan iki ayak diğerlerinden daha farklı olarak daha büyüktür. Kubbe önünde kademeler oluşturmaktadır.
   Buradaki kalın kemerlere oturan pandantifler de kubbeye geçişi sağlamaktadır. Caminin yalnızca mihrap üzerinde dıştanda görülebilen bir kubbesi olup, düzgün kesme taştan külahlı olarak örülmüştür. Mihrap önündeki kubbe, dışarıdan konik olarak yükselmiştir. Kubbe kasnağında küçük pencereler sıralanmıştır.
   Kesme taştan yapılan caminin üzeri toprak bir damla örtülüdür.  2011 ve 2012 yıllarında yapılan çalışmalarla caminin üzeri farklı bir biçimde sağlamlaştırılmış ve çalışmaları günümüzde halen devam etmektedir.
   İç mekân doğu ve batı yönünde tonozlarla örtülüdür. Kuzey cephesinde üç tane giriş kapısı vardır. Bu kapılardan ortadakinin solunda büyük bir pano halinde kufi yazılı bir pano, soldakinin üzerinde de dört küçük kartuş içerisine alınmış bir başka kitabe bulunuyor.
   Mihrap doğu duvarına biraz daha yakın olup, dışarıya doğru küçük bir çıkıntısı vardır. Caminin içerisi oldukça sade ve bezemesizdir. İbadet mekanını beden duvarları üzerindeki dikdörtgen pencereler aydınlatıyor.
   Caminin yaklaşık 10 m. uzağında, avlununda kuzeydoğu köşesindeki minare kaidesi beden duvarlarına kadar yükselir ve gövdesi silindiriktir. Minare kuşaklar, profillerle hareketlendirilmiştir. Şerefe altı birbirini izleyen yuvarlak profillerle genişlemekte, iki sıralı zikzaklarla görkemini artırmıştır. Minare bunların üzerinde küçük taş bir kubbe ile güzelliğini artırmıştır.
   Rus ve Ermeni çetelerinin Bitlis’i işgali sırasında, minare düşmanlar tarafından tahrip edilip, kurşun yağmuruna tutulmuştur. Kurşun izleri halen mevcut olup, Rus ve Ermeni çetelerinin Bitlis’teki katliamlarının bir ifadesi olarak geleceğe taşınmaktadır.

ALEMDAR CAMİSİ

Bitlis deresinin sağında, Bitlis şehir merkezinin güneyinde bulunan Alemdar mahallesindeki Alemdar camisini, kitabesindeki bilgilere göre 1783-1784 yıllarında Maksut Paşa yaptırmıştır. Günümüze kadar birkaç defa onarım görmüştür.
   Alemdar camisi dik bir yamacın üzerinde bulunmakta, kesme taştan yapılmış olup iki katlıdır. Caminin alt katında banisinin mezarı bulunmaktadır. Ayrıca burada; Eba Eyyb-el Ensari’nin kardeşi Feyzullah el-Ensari’nin mezarının bulunuşu, bu camiyi ziyaretgâh yapmıştır. İbadet bölümü kabirlerin bulunduğu yerin ikinci katındadır.
    Bu caminin de arazi konumundan dolayı düzgün bir planı bulunmamaktadır. Eğri bir dikdörtgen plan üzerindeki camiye, batı kenarındaki yay kemerli kapıdan girilmektedir. Kapı kemeri üzerinde de, caminin kitabesi mevcuttur. İbadet mekânı doğu ve batı yönünde uzanan dört sütun ile iki bölüme ayrılmıştır.
   Alemdar camii, kuzey ve güney yönündeki kemerlerle de beşer bölüme ayrılmıştır. Kemerler muntazam olmayıp, doğu uçtaki iki kemer beden duvarlarına dikey, diğerleri ise çapraz konumdadır. Duvarların doğu ve güneyinde nişler içerisinde pencereler sıralanmıştır. Diğer duvarlarda kemer ayaklarından dolayı büyük nişler yerleştirilmiştir. Caminin üzeri düz toprak damlıdır.

AŞAĞI KALE CAMİSİ

Bitlis şehir merkezinde bulunan Şerefiye yapı topluluğunun batısında, köprü başında bulunan Aşağı Kale Camisi’ni kimin yaptırdığı yönünde bilgi yok. Yapı üslubundan anlaşılacağı üzere; büyük ihtimalle XVII. Yüzyılda yapılmıştır. Cami, hafif meyilli bir arazide Dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır.
    Cami, arazi konumundan dolayı belirli bir plan içerisine yerleştirilememektedir. Girişinde bulunan bir hol’den sonra ibadet mekânına girilmektedir. İbadet mekânının ortasında bulunan kalın bir sütun, yapıyı desteklemekte olup, bu sütunla duvarlar arasındaki kemerlerle dört bölüme ayrılmıştır. Bu bölümler kubbe şeklindeki tonozlarla örtülmüştür. Caminin bütününün üzeri düz toprak damlıdır. Ancak düzensiz planından ötürü bu bölümler birbirlerine eşit değildir. Mihrabın iki yanındaki pencerelerle içerisi aydınlatılmaktadır. Cami, mimari yönden herhangi bir özellik taşımıyor.

AŞAĞI KALE CAMİSİ

Bitlis şehir merkezinde bulunan Şerefiye yapı topluluğunun batısında, köprü başında bulunan Aşağı Kale Camisi’ni kimin yaptırdığı yönünde bilgi yok. Yapı üslubundan anlaşılacağı üzere; büyük ihtimalle XVII. Yüzyılda yapılmıştır. Cami, hafif meyilli bir arazide Dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır.
    Cami, arazi konumundan dolayı belirli bir plan içerisine yerleştirilememektedir. Girişinde bulunan bir hol’den sonra ibadet mekânına girilmektedir. İbadet mekânının ortasında bulunan kalın bir sütun, yapıyı desteklemekte olup, bu sütunla duvarlar arasındaki kemerlerle dört bölüme ayrılmıştır. Bu bölümler kubbe şeklindeki tonozlarla örtülmüştür. Caminin bütününün üzeri düz toprak damlıdır. Ancak düzensiz planından ötürü bu bölümler birbirlerine eşit değildir. Mihrabın iki yanındaki pencerelerle içerisi aydınlatılmaktadır. Cami, mimari yönden herhangi bir özellik taşımıyor.

DÖRT SANDIK CAMİSİ

Bitlis’in Gökmeydan semtindeki bir yamaçta, Askeri Gazinonun hemen alt kısmında bulunan Dört Sandık Camisi’nin banisi bilinmiyor. Ancak; 1543-1552 yıllarında yapıldığı sanılmaktadır.
   Kare planlı, kalın kesme taştan yapılmış olan cami, düz toprak damlı olup basit bir yapıdır. İbadet mekânına kuzey yönündeki basit ve sonradan yapılmış bir yapının içerisinden geçilerek girilmektedir.
   İbadet mekânının ortasındaki tek bir sütun, çatıyı destekliyor. Bu sütunla duvarlar arasında bağlantı sağlanmış, böylece ibadet mekânı üzeri kubbelerle örtülü dört bölüme ayrılmıştır. Basit mihrabının yanındaki bir kapıdan üzeri tonozla örtülü dikdörtgen planlı türbeye geçilmektedir. Bu türbede Şeyh Abdullah Redehşani gömülüdür.

Şeyh Abdullah-i  Bedehşani Türbesi

Dört sandık Mescidine bitişik türbedir. Kitabesine göre H. 950 (M. 1543) yılında yapılmıştır.

Hacı Beğiye Mescidi

Bitlis merkezinde, Bitlis Deresinin doğusunda yer alan Hacı Beğiye Mescidi kitabesinden öğrenildiğine göre İbrahim oğlu Emir Mehmet tarafından l444’de yaptırılmıştır. Ancak zaman zaman yapılan onarımlar nedeniyle cami ile birlikte medresesi orijinalliğini büyük ölçüde yitirmiştir.
Dikdörtgen planda küçük bir yapı olan cami Bitlis taşından yapılmıştır. Batı cephesinde üst sıralarında iri mukarnas yuvaları şeklinde fırız bulunmakta olup yapıldığı döneme aittir. İbadet mekanında orijinal bir iz ve bezeme bulunmamaktadır. Diğer Bitlis camileri gibi bunun da üzeri toprak düz damla örtülüdür

Hacı Beğiye Mescidi

Bitlis merkezinde, Bitlis Deresinin doğusunda yer alan Hacı Beğiye Mescidi kitabesinden öğrenildiğine göre İbrahim oğlu Emir Mehmet tarafından l444’de yaptırılmıştır. Ancak zaman zaman yapılan onarımlar nedeniyle cami ile birlikte medresesi orijinalliğini büyük ölçüde yitirmiştir.
Dikdörtgen planda küçük bir yapı olan cami Bitlis taşından yapılmıştır. Batı cephesinde üst sıralarında iri mukarnas yuvaları şeklinde fırız bulunmakta olup yapıldığı döneme aittir. İbadet mekanında orijinal bir iz ve bezeme bulunmamaktadır. Diğer Bitlis camileri gibi bunun da üzeri toprak düz damla örtülüdür.

KIZILMESCİT CAMİİ

Bitlis’in merkezinde, Kızıl mescit mahallesinde ve Ulu Cami ile karşı karşıya olan dik bir yamaç üzerindedir Kızıl Mescit camisi.
   Kızıl mescit caminin ne zaman yapıldığı bilinmiyor. Üzerindeki iki ayrı kitabeden elde edilen verilere göre; 1507 ve 1863 yıllarında onarıldığı öğrenilmektedir. Kitabelere göre Akaoğlu Alaeddin 1507, İbni Kasım el Hacı Mehmet 1863 yılında onarımları gerçekleştirmişlerdir.
    Camii, meyilli bir arazi üzerine yapılmış olduğundan, batı cephesi doğuya göre daha yüksektir. Bitlis’e hâkim konumdaki mescidin ibadet mekânı bu nedenle de düzgün bir plan göstermemektedir. Kareye yakın bir plan düzeni olup, Ulu camii planı tipleri arasındadır. İbadet mekânı mihraba dikey üçer sütunla üç sahna ayrılmıştır. Buradaki altı silindirik mermer sütun ibadet mekânını 12 bölüme ayırmıştır.
   Bu sütunlar sivri kemerlerle aynı zamanda beden duvarlarına da bağlanmaktadır. Her bir bölümün üzeri taştan basık kubbelerle örtülmüştür. İbadet mekânı batı cephesinde yuvarlak kemerli sekiz mihrap yanında birer pencere ile aydınlatılmıştır.  Pencereler iki sıra halinde ikişerli diziler halindedir. Batı yönü kademeler halinde daralan bir takviye duvarı ile bu tarafı ile görkemli bir görünüme ulaştırmıştır.
   Cami’de yörede sıkça görülen kırmızı taşlar kullanılmıştır. Caminin muntazam olmayan planı üst örtüyede yansımış, kubbeler dışında kalan bölümler, düz tavanlarla örtülmüştür. Mihrap tam eksen üzerinde bulunmamaktadır. Doğu cephesine daha yakın oluşuda, düzgün olmayan planından kaynaklanmıştır.

 SULTAN KUREYŞİ CAMİİ

Bitlis’in Zeydan mahallesinde bulunan Sultan Kureyşi Camisinin ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı kesinlik kazanmamıştır. Bununla birlikte örtüsünün sivri tonozlu oluşu, yapının XII. Yüzyılda Selçuklular döneminde yapıldığına işaret ediyor. Halk arasında yaygın bir söylentiye göre, Arabistan’daki Kureyşi kabilesinden bir kişi Bitlis’e gelip yerleşmiş ve bu camiyi yaptırmıştır. Bu nedenle de camiye Kureyşi Camisi ismi verilmiştir. Kureyşi camisi yapı olarak basit bir yapıdır.
   Ancak; 1810 tarihinde yeni baştan yapılırcasına onarım geçirmiştir. Dikdörtgen planlı cami, kaba ve yontma taştan yapılmıştır. Güney cephesindeki altı basamaklı bir merdiven ile girilen caminin yekpare taş kemerli bir kapısı bulunmaktadır. Girişin hemen yanında gasilhane ve tuvaletler, batısında ise odunluk olarak kullanılmış bir mekân bulunuyor.
   Kuzeydeki bir kapıdan ibadet mekânına girilmekte ve 9.00X8.30 m. ölçüsündedir. Üzeri toprak damla örtülü olup, iç mekânının ortasında dikdörtgen kalın bir paye kemerlerle beden duvarlarına bağlanmıştır. Böylece iç mekân dört bölüme ayrılmış ve birinin üzeri beşik tonozlarla örtülmüştür. Bu bölümlerden mihraba yakın olanı diğerlerinden daha geniştir. Mihrabın belirli bir özelliği bulunmamaktadır. İç mekân beş pencere ile aydınlatılmıştır. Kuzey doğu köşesine yerleştirilen minare daha sonradan buraya eklenmiştir.  Camideki (batısında) içeriden geçilen türbenin kime ait olduğu bilinmemekle beraber, büyük olasılıkla banisine ait olduğu tahmin edilmektedir.
   Bediüzzaman Said-i Nursi’nin, Kureyşi camiinde bir müddet kaldığı ve burada çok sayıda talebe yetiştirdiği günümüze gelen bilgiler arasındadır.

  TAŞ CAMİİ

Bitlis merkezinde, Valilik binasına çıkan yolun üzerinde, Taş mahallesinde bulunan bu camiinin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmiyor. Caminin yapı üslubundan XVIII. Yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor.  Kareye yakın dikdörtgen planlı Taş Camisinin bulunduğu arazinin meyilli oluşundan dolayı batı cephesi diğer yanlardan daha yüksektir.
    Caminin ortasında bulunan tek sütun kemerlerle duvarlara bağlanmış, içerisini dört bölüme ayırmıştır. Bölümlerin üzeride küçük kubbelerle örtülüdür. Güney kenarının ortasında bulunan mihrap, dışarıya doğru çıkıntı meydana getirmektedir. Mihrabın solunda küçük bir pencere, diğer tarafında da ahşap minber yer almaktadır. Taş caminin de üzeri toprak damlıdır.

Tarih ve Kültür Şehri