0
Yüzölçümü
0
Nüfusu
0
Toplam Erkek Nüfusu
0
Toplam Kadın Nüfusu
null

Toplam Nüfus 30.226

Toplam Erkek Nüfusu15.415

Toplam Kadın Nüfusu14.811

İlçe Merkez Nüfusu 14.686

İlçe Merkez Erkek Nüfusu 7.349

İlçe Merkez Kadın Nüfusu 7.337

Belde ve Köyler Toplam Nüfusu 15.540

Belde ve Köyler Erkek Nüfusu 8.066

Belde ve Köyler Kadın Nüfusu 7.474

İlçeye bağlı Köy Sayısı 28

İlçeye bağlı Mahalle Sayısı15

Manastırın Kef Kalesi

Adilcevaz’ın tarihi , Kalkolitik (tas-bakir) dönemine kadar uzanmaktadır. Bu dönem M.O 6000-M.O 2500 yıllarını kapsar. Bu dönemin hemen ardından Adilcevaz’da görülen ilk tarihi kavim Hurriler’dir. Hurriler Anadolu’ya Kafkasya’dan gelip yerleşmişlerdir. Hurriler’in bu bölgede bulundukları dönem Tunç devridir.(M.O.2500-M.O.1200) Bu dönemde bölgeye Hatti denilmektedir.Tunç devrinin sonlarına doğru Hatti denilen coğrafyada Hitit kabileleri Mitanni krallığını kurarlar.(M.O.1700) Bu sıralar Mezopotamya’da Asurlular hüküm sürmekte ve bölge ile yakından ilgilenmektedir. Asurlular bu dönemde Anadolu’da ticaret kolonileri kurmuşlar ve çivi yazısını da Anadolu’ya getirip tanıtmışlardır. Böylece Anadolu’da tarih öncesi devirler biter, tarihi devirler baslar.

Bölge’ye Müslüman orduları ilk defa Hz. Ömer’in halifeliği döneminde ayak basarlar. Halife’nin Komutanı Yaz bin Gamen Adilcevaz ve  Ahlat’ı Bizans’ın elinden alır.(640).Daha sonra Emevi sultani Hz.Muaviye İstanbul’u kuşatmaya giderken geçici  bir sure Adilcevaz ve   Ahlat’a hakim olur.(675). Müslüman orduların bölgeye ilgisi Abbasiler döneminde artar. Abbasi ordusundaki Türk komutanlar Doğu, Güney Doğu ve Akdeniz bölgelerini Bizans’tan alıp Bizans’la Abbasiler arasında Avasim(sinir kentler) kurarlar.(800). Abbasileri’in bu hakimiyeti 935 yılına kadar sürer. Bu tarihten sonra bölge tekrar Bizans’ın eline geçer.Çünkü Abbasiler siyasi güçlerini kaybetmişlerdir.

Müslüman Türklerin bölgeye ilgisi Büyük Selçuklu Devleti döneminde artmıştır. Büyük Selçuklu sultani Tuğrul Bey’in kardeşi  olan Çağrı Bey Doğu Anadolu’ya seferler düzenler(1018).Bu sırada bölge Bizans hakimiyetindeki Mervanoğullari’nin ve Vaspurakan Ermeni Prensliği’nin siniri durumundadır. Çağrı Bey yaptığı seferlerle Van Golünün çevresine uzun sure hakim olur. Bölgenin tam olarak Türklerin eline geçişi 26 Ağustos 1071 tarihindeki Malazgirt meydan savaşından sonra olur. Türk tarihinin donum noktalarından biri olan ve Türklere Anadolu’nun kapılarını açan savaş Adilcevaz-Ahlat-Malazgirt üçgeninde meydana gelmiştir. Daha sonra Büyük Selçuklu Komutanlarından Emir Sökmen bölgeyi Mervanoğullari yönetiminden devralır. 1077’de kurulan Anadolu Selçuklu Devletine bağlı Sokmanlılar Adilcevaz-Ahlat ve Malazgirt’e 1100 yılından 1207 yılına kadar hakim olur.

Daha sonra bolge bir sure Harzemşahlar’in elindedir. Yassı Çemen savaşından sonra Anadolu Selçuklu Devleti’nin eline geçer(1230). Fakat bu durum uzun sürmez.Çünkü 1243 tarihli Kösedağ savaşı ile Moğollar bölgeye ve tabi ki Anadolu’ya girerler. Bu sırada Adilcevaz’ın yerli halkının büyük bir kısmını kılıçtan geçirmiş, büyük bir kısmı da göç etmek zorunda bırakılmıştır. Moğol İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla İran’da kurulan Moğol devletlerinden biri olan  İlhanlı Devleti bölgeye kısa bir sure hakim oldu. Daha sonra Irak’ta kurulan bir Türkmen Devleti olan Irak Celayirli Devleti 1336’dan 1380’e kadar bölgeyi eline geçirir.Akabinde Adilcevaz’ın imarına önemli bir katkı sağlayan Karakoyunlu Devleti Adilcevaz’dan ve bölgeden Cezayirli Devletini çıkarır ve bölgeye hakim olur. Karakoyunlu Devleti’nin merkezi Erciş olduğu için bu dönemde Adilcevaz’da önemli gelimseler olur. Karakoyunlu Hükümdarı Cihan Sah Adilcevaz kalesini büyük bir onarımdan geçirir. Karakoyunlu hakimiyeti 1468’e kadar devam eder. Karakoyunlu Devletini ortadan kaldıran Akkoyunlu Devleti bölgeye 1502’ye kadar hakim olur.Akkoyunlular’ın da Adilcevaz’ın imarına katkıları büyüktür.  Görüldüğü gibi bölgede istikrar bir turlu sağlanamamaktadır.Çünkü Akkoyunlu Devleti’nin yıkılmasından sonra bu defa da bölge Safavi Devleti’nin eline geçer. Safavi Devleti’de bölgede istikrar sağlayamaz.

Tugrul bey Camisi – Bitlis – ADİLCEVAZ

Tarihin en ihtişamlı güçlerinden biri olan Osmanlı Devleti Yavuz Sultan Selim’in önderliğinde Çaldıran savaşında Safari  Devleti’ni mağlup ederek bölgeyi kısa bir sure ele geçirir. Bu tarihten sonra bölge Osmanlı Devleti ile Safari Devleti arasında el   değiştirir. Sonunda 29 Mayıs 1555 tarihli Amasya antlaşmasıyla Adilcevaz kesin olarak Osmanlı Devletinin eline geçer. Safevi Devleti ile imzalanan bu antlaşmadan sonra Osmanlı Devleti bölgeyi tam bir istikrara kavuşturur. Bu istikrar 1. Dünya savaşına   kadar devam eder. Osmanlı Devleti hiç gereği yokken savaşa girer, Rus carlığına karsı acılan Kafkasya cephesindeki savaşı kaybeder.(Aralık 1914) Osmanlı ordularının mağlubiyetinden sonra Ruslar Ermenilerin yardımıyla Doğu Anadolu’yu işgale başlarlar. Adilcevaz’ın işgali de 23 Mayıs 1915’de gerçekleşir. Bu sırada Adilcevaz’ın Müslüman hakli hem Rus işgalinden hem de  Ermeni zulmünden kurtulmak için Diyarbakır, Mardin, Urfa, Maraş ve Antep’e göç ederler. Osmanlı hükümeti bölgedeki Ermeni zumlunu önlemek için 4 Mayıs 1915’de Tehcir kanunu çıkarır. Ermenilerin Doğu Anadolu’dan alınıp baksa bir Osmanlı toprağı olan Suriye’ye  yerleştirilmesini amaçlayan tehcir kanunu ile Ermenilerin çoğunluğu Suriye’ye göç ettirilir.Adilcevaz ve Bölge Rus işgali ve Ermeni zulümlünden   tam olarak 1917’deki Rusya’da meydana gelen Bolşevik ihtilalinden sonra kurtulur. Bolşevik ihtilalinden sonra Rusya ile Brest-Litovsk Antlaşması imzalanır(3 Mart 1918). Böylece bölge Rus işgalinden resmen kurtulmuş olur.

Rus işgalinin sona ermesinden sonra bu sefer de İngiliz hamiliğinde harekete gecen Ermeniler, 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Pasa tarafından kesin bir mağlubiyete uğrarlar. Arkasından yeni kurulan TBMM Hükümeti ile Ermenistan arasinda Gumru antlaşması imzalanır.(3 Aralık 1920) Böylece bölge ile birlikte Adilcevaz’da Ermenilerden kurtulmuş olur.

29 Ekim 1923’de ilan edilen Cumhuriyet’le birlikte Adilcevaz’da Türkiye Cumhuriyeti’nin şirin bir merkezi   olma hakkini  kazanır. Rus işgali ve Ermeni zulmünden sonra Adilcevaz’dan göç eden yerli halkın Adilcevaz’a  donuşu 1940’li yıllara kadar  devam etmiştir.

Adilcevaz Tarihçesi