Adilcevaz Gezilecek Yerler

 Kef Kalesi

MUCİZELER MANASTIRI (Miracle Monastery) 

       Adilcevaz’a 6 km uzaklıkta bulunan bu kale Urartu döneminden tarihi bir miras olarak kalmıştır. Dik ve sarp bir tepeye kurulan kalenin girişi kuzey tarafındadır.

Sürekli arkeolojik kazılar yapılan bu kalede yaklaşık otuz adet odaya sahip bir saray kalıntısına ulaşılmıştır. Yüksek bir tepede olan bu kale Adilcevaz ve Van Gölü manzarası ile Adilcevaz’ın görülmeye değer yerlerdendir.

Adilcevaz Kalesi:

Adilcevaz’ın merkezinde bulunan bu kale Urartu Döneminden kalmıştır. Van gölünün karşısında sarp bir kaya üzerine kurulan kale iç ve dış sur olmak üzere iki kısımdan meydana gelmektedir.

Van Gölünün karşısında yer alan kale göl manzarası ile eşsiz bir sunum oluşturuyor. Gün batımının en güzel anlarına şahitlik edeceğiniz bu kaleye Adilcevaz gezinizde uğramalısınız.

 

Sütey Yaylası:

CABBA ŞELALESİ: Kaleboynu mahallesinde yer alan adı fazla duyulmamış bu şelalenin döküldüğü yerde dev kazanı vardır. 

ARİN GÖLÜ (SODALI GÖL)

Van Gölü’nün kuzey kıyısında, Süphan Dağı’nın güneydoğusunda yer alan ve Van Gölü’nden ince bir bantla ayrılan sığ bir soda lagünüdür. Göl; Karşıyaka, Esenkıyı ve Göldüzü köyleri arasında kalır. Göl çevresinde kuru tarım yapılmaktadır. Gölden su kullanımı mevcut değildir. 

Kuşlar açısından özellikle göç döneminde dünya ölçeğinde önemli bir alandır. Nesli dünya ölçeğinde tehdit altında bulunan dikkuyruklar(Oxyura leucocephala) alanda üremekte ve tüy değişimi döneminde bu alanda konaklamaktadır. 2012 yılı Temmuz-Ekim aylarında ve 2013 yılı Ocak-Mart aylarında Bitlis Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Şube Müdürlüğünce yapılan gözlemler neticesinde Arin Gölünde: çok sayıda sakarmeke ve elmabaş patka tespit edilmiştir. Alanda tespit edilen diğer türler ise; dikkuyruk, uzunbacak, kızkuşu, kızılbacak, tepeli pakta, van martısı, karabaş martı, angıt, kılıçgaga, kaşıkgaga, küçük batağan, yeşilbacak, yeşilbaş ördek, suna, kızkuşu, cılıbıt, akkuyruksallayan, gri balıkçıl, vs. tespit edilmiştir. 

Ayrıca; Arin Gölünün yakın çevresinde bulunan düzlüklerde toy(otis tarda) da yaşamaktadır. Bitlis Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Şube Müdürlüğünce yapılan gözlemler neticesinde 17 adet toy kuşu 2012 yılı Ekim ayında bu düzlüklerde tespit edilmiştir. 

Kuş gözlemciliği ve fotoğrafçılığı açısından oldukça önemli bir alandır.

Aygır Gölü:

Süphan Dağı’nın güneyindeki bir çanakta yer alan gölün alanı yaklaşık 3,5 km2 kadardır. Dipten kaynayan sularla beslendiğinden suları tatlıdır. Bu sular yazın gölün güneyindeki tarlaların sulanmasında kullanılır. Balık ta avlanabilen göl önemli bir mesire yeridir.

Halk arasında, bu göle Aygır Gölü isminin verilmesiyle ilgili olarak şöyle bir hikaye anlatılmaktadır: Adamın biri Aygır gölünün yanından geçerken yorgunluğunu gidermek için burada konaklar. Atını gölün kenarında bırakır ve istirahata çekilir. Bu ara gölden bir aygır çıkar ve adamın kısrağının yanına gidip ilişkiye girer. Adam şaşkınlıktan donakalır. Bir süre sonra adamın kısrağı bir tay doğurur. Adam bu duruma sevinir ve kısrağıyla tayını alıp yine göl kenarına gider. Gölden yine bir aygır çıkar. Ama bu defa tayı da yanına alıp göle girer ve gözden kaybolur. Bu tarihten itibaren de bu göle Aygır gölü denir.

 

Süphan Dağı:

Süphan Dağı, Van Gölünün doğu kenarında yer alır. Yüksekliği 4.058 metre olan bu volkanik dağ, hem kaldera hem de koni içeren zirvesiyle jeolojik açıdan ilginç bir yapı gösterir. Krater çukuru 3.750 metre yükseltide ve yaklaşık 750 metre çapındadır. Süphan Dağının son etkinliği sırasında oluşan parazit koni (Sandık Tepesi) krater çukurunun kuzey kenarındadır. 4.058 metrelik zirve de bu koninin üzerinde yer alır. Bu tepenin içerisinde 3 adet göl bulunur. Dağın tepe kısmında bugünkü kar sınırı olan 3.900 metreden başlayan birkaç buzul gelişmiştir. Ağrı dağından sonra Ülkemizin ikinci en yüksek volkanik dağıdır.
Süphan Dağı günümüzden birkaç milyon yıl önce aktivite göstermeye başlamıştır. Dağdan alınan örnekler üzerinde yapılan radyometrik yaş tayinleri 10 bin yıl öncesine kadar aktif olduğunu göstermiştir. Bu tarihten sonra dağda herhangi bir aktivite izine rastlanmamıştır.
Süphan Dağı, çengel boynuzlu dağ keçisini barındırdığı gerekçesiyle 2005 yılında yaban hayatı geliştirme sahası olarak ilan edilmiştir. 2008 yılında ve 2012 yıllarında yapılan envanter çalışmaları neticesinde hedef türe rastlanılmamıştır. Ancak; yaban hayvanları açısından oldukça zengin bir yapıya sahiptir.

Sütey Yaylası:

Adilcevaz İlçesinde yer yer genç alüvyonlarla kaplı 2000 metreyi aşan yükseltiye sahip volkanik bir platodur. Sütey Yaylası hayvancılık alanındaki öneminin yanı sıra av sporları ve bünyesinde barındırdığı yaban hayatı ve eşsiz bitki örtüsü ile ilçe ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır. Bu özellikleriyle tam bir doğal park görünümüne sahip olan yayla yürüyüş ve piknik alanı olarak ta kullanılabilir özelliktedir. 
Yaz aylarında yaylada bulunan rengârenk çiçeklerin arasında insanlar doğa ile buluşmaktadır. Alana ulaşım sorunu bulunmamaktadır. Süphan Dağı’nın batısında yer alan düzlük alanda ilk defa 2012 yılında yayla şenlikleri düzenlenmiştir. 

Tarih ve Kültür Şehri